• Tahir Tuğser Tırpan

Yönetim Kurulu Üyesi İçin Yapılan TÜSİAD Üyelik Bedellerinin Giderleştirilmesi


Soru:

Şirket tarafından yönetim kurulu üyesi için TÜSİAD'a yapılan üyelik aidatı ödemesi kanunen kabul edilmeyen gider midir yoksa gider kapsamında değerlendirilebilir mi?

Cevap:

Gerek Kurumlar Vergisi Kanunu, gerek Gelir Vergisi Kanunu'nun kurum kazancından indirilebilecek giderlerinin tanımlandığı maddelerde ana unsur yapılan giderin kurumun ticari faaliyetlerini yürütebilmesi ile doğrudan ilintili olması koşuludur. Ancak söz konusu üyelik şirketin ticari faaliyetlerini yürütmesi için şart olan bir unsuru içermediğinden bunu direkt olarak şirket kayıtlarında gider olarak gösterilmesi uygun değildir.

Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ücret işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmıştır. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. Yine aynı Kanunun 94. maddesinin 1. bendinde; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104. maddelere göre tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre ücret sayılan ödemeleri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

  • Ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı ve benzeri ödemeler

  • Bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş ve onun ücret niteliğini değiştirmeyecek ödemeler

  • Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler.

Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılacağı üzere, çalışanlara sadece maaş, ikramiye prim vb. gibi nakit karşılığı yapılan ödemeler ücret olarak değerlendirilmemiş, sağlanan bir takım diğer menfaatler ve ayın unsurların da ücret olarak değerlendirileceği hükme bağlanmıştır. Çalışanlara sağlanan bir takım mesleki kuruluş üyelikleri, mesleki ruhsatnameler, mesleki eğitimler vb. dolayısıyla yapılan ödemelerin, ya da belli ödemelerden muaf tutmaya yönelik ücretlendirme politikalarının ücret olarak değerlendirilip bordroya dahil edilmesi gerektiğine dair Gelir İdaresinin vermiş olduğu çeşitli muktezalar da mevcuttur.

Tüm bu açılardan bakıldığında; yönetim kurulu üyesi için TÜSİAD’a yapılan ödeme şirketin doğrudan kendisiyle ilgili katlandığı bir gider değil, çalışana doğrudan ücret adı altında yapılmamış olmakla birlikte sağlanan diğer menfaatler içerisinde değerlendirmesi gereken bir unsurdur. Buna göre de yapılan ödemelerin kişiye yapılan diğer ücret unsurlarına brütleştirilmek suretiyle ilave edilerek bordroya dahil edilmesi gerekmektedir. Aksi yönde bir uygulama eleştiri konusu olabilecektir. Tutarın kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesi ise maalesef gelir vergisi riskini bertaraf etmemektedir.


304 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Yıllara Yaygın İşlerin Önceden Bilinmemesi

Soru: Önceki yılda, yıllara yaygın olduğu bilinmeyen hakediş için düzenlenen faturada stopaj olmaması uygun mudur? Cevap: Bilindiği üzere birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işler